Mevzuat

Yerlerinde Parmak İzi ve Yüz Tanımayla Mesai Takibine Kesin Yasak!

Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), çalışma hayatını doğrudan etkileyen tarihi bir ilke kararına imza attı. 2 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre; işyerlerinde mesai takibi, giriş-çıkış kontrolü amacıyla parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi biyometrik verilerin kullanılması fiilen yasaklandı. Üstelik işçinin "açık rızası" olsa bile bu uygulamalar hukuka aykırı sayılacak.

KVKK İlke Kararı Gerekçesi: "Açık Rıza" Neden Geçersiz?
2 Haziran 2026 tarihli ve 33268 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/921 sayılı İlke Kararı uyarınca Kurul, işçi ve işveren arasındaki asimetrik güç ilişkisine dikkat çekti. İşçinin işini kaybetme korkusu veya baskı altında verdiği rızanın "özgür iradeye" dayanmadığı, bu nedenle iş yerlerinde biyometrik veri işlemek için alınan açık rızanın tek başına hukuki bir zemin oluşturmayacağı hükme bağlandı.

Mevcut İş Kanunu ve bağlı mevzuatta işverenin çalışma sürelerini denetleme yükümlülüğü bulunsa da, bu denetimin biyometrik veriler gibi geriye dönüşü olmayan hassas nitelikli verilerle yapılmasını zorunlu kılan açık bir kanuni düzenleme bulunmadığı vurgulandı.

"Ölçülülük İlkesine" Aykırı: Alternatif Yöntemler Kullanılacak

KVKK, işverenlerin mesai takibi yaparken çalışanların temel hak ve özgürlüklerine daha az müdahale eden yöntemleri seçmek zorunda olduğunu belirtti. Karara göre işverenler, parmak izi veya yüz tanıma sistemleri yerine şu alternatif yöntemleri kullanmakla yükümlü olacak:

  • Şifreli veya PIN tabanlı giriş sistemleri,
  • RFID / NFC özellikli personel kimlik kartları,
  • Geleneksel imza çizelgeleri ve kâğıt bazlı takip formları,
  • Denetçi gözetiminde manuel giriş yöntemleri.

Önemli Not: İş yerindeki biyometrik veri sistemini kullanmak istemeyen veya rızasını geri çeken bir işçiye karşı işverenin ayrımcılık yapması, iş akdini haklı nedenle feshetmesi ya da işçiyi cezalandırması hukuken mümkün olmayacaktır.

Uymayan İşverenlere Ağır İdari Para Cezası Uygulanacak

Kurul, bu ilke kararına aykırı hareket etmeye devam eden, işçileri parmak izi veya yüz tanıma sistemlerine zorlayan işverenler ve veri sorumluları hakkında 6698 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi hükümleri uyarınca idari para cezası ve yaptırımlar uygulanacağını ilan etti. Mevcut sistemlerini değiştirmeyen şirketlerin denetimlerde ciddi cezai müeyyidelerle karşılaşması kaçınılmaz olacak.

4857 Sayılı İş Kanunu Çerçevesinde Ücret Hesap Pusulası Verme Yükümlülüğü

Ücret hesap pusulası, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 37. maddesi uyarınca düzenlenmesi zorunlu bir belgedir. İşverenin bu belgeyi vermemesi, kanuna aykırılık teşkil eder ve idari para cezasına tabidir.

Bu pusulada ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.

Ücret Hesap Pusulasının İşçiye imzalatılması

4857 sayılı İş Kanunu’nun 37. maddesi uyarınca işveren, ücret ödemesi sırasında işçiye ücret hesap pusulası vermek zorundadır; ancak kanunda pusulanın mutlaka imzalatılması gerektiğine dair açık bir zorunluluk bulunmamaktadır. Buna rağmen uygulamada işverenler, ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda ispat kolaylığı sağlamak amacıyla pusulayı işçiye imzalatmaktadır. İşçinin imzası, kural olarak pusulanın teslim alındığını ve içeriğin kendisine bildirildiğini gösterir; fakat bu imza, bordroda yer alan tüm kalemlerin tartışmasız kabul edildiği anlamına gelmez. Özellikle fazla mesai, genel tatil veya prim ödemeleri bakımından işçi, ihtirazı kayıt koyarak imza atabilir. Bu nedenle imzalı ücret pusulası güçlü bir delil olmakla birlikte kesin ve mutlak bir ibra niteliği taşımaz; somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. İşçi bordroyu imzalarken ihtirazı kayıt koymazsa bu bordroda yazan kalemlerin ödendiğine dair güçlü bir kanıt oluşturur.

Ücret Hesap Pusulasının İşçiye Dijital ortamda gönderilmesi

4 Temmuz 2025’te yürürlüğe giren 6698 sayılı Kayıtlı Elektronik Posta Kanunu bağlamındaki değişiklikle 4857 sayılı İş Kanunu m.109’a önemli bir düzenleme eklendi:

Artık tebliğ ve bildirimler sadece yazılı ve imzalı olarak değil, çalışanların önceden yazılı onayıyla KEP üzerinden de gönderilebilir. Bu kapsamda KEP ile gönderilebilecekler:

✅ Ücret hesap pusulaları (bordro/ücret pusulası)
✅ Diğer iş kanunu kapsamındaki bildirimler ve tebliğler (rücu yazıları, ihbarnameler vb.)

Ancak fesih/ayrılış bildirimleri (iş sözleşmesini sonlandıran tebliğ) her durumda fiziksel yazılı formda yapılmalıdır. KEP ile fesih bildirimleri geçerli kabul edilmez.

KEP ile Ücret Hesap Pusulası Gönderiminde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

 1) Çalışanın Yazılı Onayı

Çalışan, ücret pusulalarının KEP ile gönderilmesini önceden yazılı olarak kabul etmelidir. Bu onay genellikle iş sözleşmesine ek protokolle veya ayrı bir formla alınır.

 2) KEP Adresi ve Altyapı

  • İşverenin veya çalışanların aktif bir KEP adresi olmalıdır.
  • KEP üzerinden yapılacak tebliğlerin maliyetleri işverene aittir.

3) Gönderim ve Arşiv

  • KEP, gönderim ve teslim tarihini, içeriğin bütünlüğünü ve kim tarafından gönderildiğini tümüyle elektronik olarak ispat eder.

4) İmza ve Kabul

Ücret hesap pusulasının KEP ile gönderilmesi , çalışanın içeriği otomatik kabul ettiği anlamına gelmez; ancak ispat açısından gönderimin  ve teslimin gerçekleştiği, çalışanın eriştiği ,  teslim aldığı şeklinde elektronik kayıt olur.

İstihdamı Koruma Destek Programı Yönetmeliği Yayımlandı

03.03.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan İstihdamı Koruma Destek Programı Uygulama Yönetmeliği, imalat sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin 2026 yılı boyunca mevcut istihdam seviyelerini korumalarını teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Program, özellikle üretim sektöründe faaliyet gösteren işletmelere finansal destek sağlayarak istihdamın sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi hedeflemektedir.

Destekten Kimler Yararlanabilecek?

Program, 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı çalıştıran ve imalat sanayinde faaliyet gösteren işletmeleri kapsamaktadır. Destekten yararlanabilmek için işletmelerin, 2025 yılı Kasım ve Aralık aylarında bildirdikleri ortalama aylık prim gün sayısını 2026 yılı boyunca korumaları gerekmektedir. Bu seviyenin altına düşülmemesi halinde ilgili ay için destek hakkı doğacaktır.  Ödeme talep edilen aydaki aylık prim gün sayısı, 2025 yılı Kasım-Aralık döneminin ortalama aylık prim gün sayısına eşit veya bunun üzerinde olması durumunda ilgili ayda istihdam korunmuş sayılır. Ayrıca, 2026 yılı başından itibaren ödeme talep edilen ay dahil dönemdeki ortalama aylık prim gün sayısının, 2025 yılı Kasım-Aralık döneminin ortalama aylık prim gün sayısına eşit veya bunun üzerinde olması durumunda, bu dönemdeki tüm aylarda istihdam seviyesi korunmuş sayılır.

Hangi Sektörlere Doğrudan Destek Verilecek?

Tekstil, giyim, deri, mobilya ve belirli aksesuar imalatı (düğme, fermuar vb.) gibi belirli NACE kodlarında faaliyet gösteren işletmeler için doğrudan nakdi destek öngörülmüştür. Bu işletmelere, istihdamın korunduğu döneme karşılık aylık 30 prim günü için  3.500 TL destek sağlanacaktır.

Diğer İmalat Sanayi KOBİ’leri İçin Kredi Desteği

Yukarıda sayılan sektörler dışında kalan imalat sanayi işletmeleri ise kredi faiz veya kâr payı desteğinden yararlanabilecektir. Bu kapsamda;

  • Azami 6 ay anapara ödemesiz,
  • En fazla 36 ay vadeli bir kredi için
  • 10 puana kadar faiz/kâr payı desteği sağlanabilecektir.

Bu kapsamda kullanılacak kredi tutarı , işletmenin 2025 yılı Kasım–Aralık dönemindeki prime esas kazanç ortalamasını aşamayacaktır.

Başvuru ve Ödeme Süreci

Başvurular, ilgili kurumlar tarafından oluşturulacak çevrimiçi sistem üzerinden alınacaktır. İstihdam verileri SGK kayıtları üzerinden kontrol edilecek ve şartları sağlayan işletmelere ödemeler yapılacaktır. Destek ödemeleri vergi ve SGK prim borçlarına mahsup edilebilecektir. İşletmeler en geç 31 Mart 2027 tarihine kadar ödeme talebinde bulunabilecektir. Başvuruların alınması ve desteklerin ödenmesine ilişkin uygulama takvimi ya da esasları Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile KOSGEB tarafından ilan edilecektir.

İstihdamı Koruma Destek Programı, özellikle imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için 2026 yılında önemli bir finansal destek mekanizması sunmaktadır. İşletmelerin şimdiden 2025 yılı prim gün sayılarını dikkate alarak planlama yapmaları ve başvuru sürecini yakından takip etmeleri önem taşımaktadır.

Uygulama Yönetmeliği için tıklayınız.

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/03/20260303-1.htm